AYRILIK SEVDAYA DAHİL

22/9/2008 -Kategori: Hayata Dair

Açılmış sarmaşık gülleri
                             kokularıyla baygın
en görkemli saatinde yıldız alacasının
gizli bir yılan gibi yuvalanmış
                              içimde keder
uzak bir telefonda ağlayan
                             yağmurlu genç kadın

rüzgar
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyor
                              dağınık yanlızlığımdan
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
her yerinde vücudumun
                              ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
              ayrılığımızı hissettiğim an
                             demirler eriyor hırsımdan

ayışığına batmış
                karabiber ağaçları
                                 gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş
                               tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanında vahşi bir tadı var
               çünkü ayrılık da sevdaya dahil
                                çünkü ayrılanlar hala sevgili
              hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
                                 her an ötekisiyle birlikte
                                              herşey onunla ilgili

telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
 gittikçe genişleyen 
                   yakılmış ot kokusu
                                     yıldızlar inanılmayacak bir
                                                                                   [irilikte
                                               yansımalar tutmuş bütün
                                                                                   [sahili
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
                çünkü ayrılık da sevdaya dahil
                                     çünkü ayrılanlar hala sevgili

yalnızlık
hızla açılan bulutlar
                 karanlık bir ağırlık
hava ağır toprak ağır yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
                eflatuna çalar puslu lacivert
                                   bir sis kuşattı ormanı
               karanlık çöktü denize

yalnızlık
çakmak taşı gibi sert
                 elmas gibi keskin
ne yanına dönsen  bir yerin kesilir
                fena kan kaybedersin
kapını bir çalan olmadı mı hele
elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kuğu boynu
                parmakları uzun ve ince
sımsıcak bakışları suç ortağı
               kaçamak gülüşleri gizlice

yanlızların en büyük sorunu
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri bu
                 ölü bir gezegenin
                                      soğuk tenhalığına
                                                    benzemesin diye
                 özgürlük mutlaka paylaşılacak
                                   suç ortağı bir sevgiliyle

sanmıştık ki ikimiz
                    yeryüzünde ancak
                                       birbirimiz için varız

ikimiz sanmıştık ki
                     tek kişilik bir yanlızlığa bile
                                         rahatça sığarız

hiç yanılmamışız
                     her an düşüp düşüp
                                   kristal bir bardak gibi
                                               tuz parça kırılsak da

hala içimizde o yanardağ ağzı
                     hala kıpkızıl gülümseyen
                                             - sanki ateşten bir tebessüm-
                                                           zehir zemberek
                                                                                 [aşkımız

Attila İLHAN
Bütün Şiirleri Ayrılık sevdaya dahil Kitabından Alıntıdır.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Kalıcı Bağlantı

Umutdoga Hobiler

Elişi, Örgü, Ahşap Boyama, Geri Dönüşüm

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro